Türkçülük Günü - Atatürk Kanvas Tablo
Türkçülük Günü - Atatürk Kanvas Tablo

Türkçülük Günü - Atatürk Kanvas Tablo

51,80 TL
Ürün Kodu: turkculuk-gunu
Stok Stokta Var

Türkçülük Günü - Atatürk Kanvas Tablo ile ev ve iş yerlerinizde Atamızın ünlü sözünü duvarlarınıza asabilirsiniz.

Mevcut Seçenekler:

Türkçülük Günü - Atatürk Kanvas Tablosunu özel bir anlamı var. Atatürk Cumhuriyeti kurduktan sonra bu sözü çokça dile getirmiştir. Bu nedenle her türk hatta bazı yabancılar bu sözü ve anlamını iyi bilirler.

Not: Ne mutlu Türküm diyene, Mustafa Kemal Atatürk tarafından ilk kez 10. Yıl Nutkunda kullanılan sözdür. Daha sonra 1972 yılında Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrenci andına eklenmiştir. Siyasi miting ve eylemlerde bir slogan olarak da kullanılmaktadır. Türkiye'deki ve KKTC'deki birçok dağ ve tepede de bu sözü görmek mümkündür. Zaman zaman bu sözün etnik ayrımcılığa yol açtığı iddiasıyla çeşitli eleştirilerde de bulunulmuştur.



Fabrika Değiliz Atölyede Üretim Yapıyoruz

Kanvas tabloların çoğu fabrikalarda veya ÇİN’den ithal edilir Nil Tablo olarak biz yerli üretim yapmaktayız bu nedenle üretim yaparken kanvas tabloların sağlıklarını ve renklerini ve kargolanmasında büyük bir emek harcamaktayız. Fabrikalarda kullanılan seri üretim hataları ve renk solmaları Nil Tablo ürünlerinde kesinlikle olmaz.



Mürekkep Kalitesi

Baskıda kullandığımız boyalarımız solmama garantili ve birinci sınıf boyalardır. Bu boyalar gerçeğe en yakın renk tonlarda ve gerçekten en pahalı boya çeşitleridir. Avrupa standartlarında üretim yapıyoruz ve kalitemiz tescillidir.




Fine Art

Sipariş verdiğiniz ürün baskıya girmeden önce tablomuzun her dört kenarına 6 cm’lik resmin bittiği yerden itibaren resmin devamı verilir. Tablonuzu duvarınıza astığınızda kenarlar resim devam ettiğinden daha dekoratif durur. Askı aparatı monte edilmiş bir şekilde tablonuzu duvarınıza asabilirsiniz. Bu şekilde hem çerçeve masraflarından kurtulmuş olursunuz hemde kanvas tablonuz 3d bir görüntü elde edilmiş olur.



Koruyucu Madde İle Uzun Yıllar Kullanım!

Sipariş verdiğiniz kanvas tablolarımızda ürünün uzun senelerce kullanılması için üzerine koruyucu vernik atılır bu şekilde hem canlı rengini korur hemde solma ve eskime görülmez.




Kargolama ve Ambalaj

Biliyorsunuz ki kanvas tablolar hassas ve hafif ürünlerdir bu nedenle ürünün kargolama sırasında hasar almaması için Nil Tablo olarak biz tablo çevresini şeffaf baloncuklar ile sarıyoruz. Müşterilerimiz birden fazla tablo almış ise hepsine ayrı ayrı ambalaj yapıyoruz.

Tablo Özellikleri
Pozisyon Yatay
Ürün Tipi Kanvas
Kullanım Alanları Ev ve İş yerleri
Konular Atatürk,Ata,Türkiye,Millet
Şekil Dikdörtgen

Yorum Yap

Lütfen yorum yazmak için oturum açın ya da kayıt olun.

3 MAYIS TÜRKÇÜLÜK GÜNÜNÜN TARİHİ


Türkçülük-Turancılık davasının gerekçelerinden biri olarak gösterilen Hüseyin Nihal Atsız -Sabahattin Ali davasının 3 Mayıs 1944 tarihli duruşmasından sonra yaşanan “Ankara Nümayışı”‘nı anmak amacıyla, ilk defa 3 Mayıs 1945 tarihinde Tophane Askerî hapishanesinde Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sançar ve Reha Oğuz Türkkan başta olmak üzere 10 mahkûm tarafından kutlanmıştır. Daha sonraki senelerde de devam eden toplantılar Türkçülük Günü (Bayramı) adını almıştır.


Irkçılık-Turancılık Davası, 7 Eylül 1944'te başlayan ve 29 Mart 1945'e kadar süren, Türk siyasetinde önde gelen 23 ismin Irkçılık-Turancılık suçlamasıyla yargılandığı sürecin adıdır. Toplam 65 oturum süren dava, Türk siyasi tarihi içerisinde büyük önem arz etmiştir. Yargılama sonucunda Zeki Velidi Togan, Hüseyin Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Reha Oğuz Türkkan, Cihat Savaş Fer, Nurullah Barıman, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal çeşitli cezalara çarptırıldılar.


Dönemin Başbakanı Şükrü Saracoğlu 5 Ağustos 1942'de TBMM'de yaptığı konuşmada şunları söyler:


"Biz Türk'üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar bir vicdan ve kültür meselesidir. Biz azalan veya azaltan Türkçü değil, çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz. Ve her vakit bu istikamette çalışacağız."


Nihal Atsız dönemin başbakanı Şükrü Saracoğlu'na Orhun dergisinde 1 Mart 1944'te ve gene bir ay sonra 1 Nisan 1944'te olmak üzere iki açık mektup kaleme alır, Başbakan'a şikayet ve uyarıda bulunur. Şikayet edilenlerin arasında Ahmed Cevad Emre, Sabahattin Ali, Sadrettin Celal Antel ve Hasan Âli Yücel de vardır.


Sabahattin Ali tarafından Atsız mahkemeye verilir. 26 Nisan 1944'te Ankara'da başlayan ilk mahkeme, dönemin gençleri tarafından hınca hınç doldurulur. Mahkeme, 3 Mayıs 1944'e ertelenir.


Tarihte 3 Mayıs Olayları adıyla anılan olaylar Nihal Atsız'ın, hakkında açılan dava için Ankara'ya geldiği sırada başlamıştır.


Mahkeme salonuna giremeyen gençler Ulus Meydanı'na doğru yürüyüşe geçmişler, burada İstiklâl Marşı söylemiş ve komünizm aleyhinde sloganlar atmışlardır. Kafile Ulus Meydanı'ndan sonra Başbakan Şükrü Saraçoğlu ile görüşmek istemişse de bunda başarılı olamamış, milliyetçi gençlerin gösterileri hükümet tarafından şiddetle önlenmiştir. Bu gösterilerde tutuklanan üniversiteli gençlerin sayısı 165 olarak tespit edilmiştir.


3 Mayıs'ta bir araya gelen ve gösteriler yapan gençler birer birer tespit edilip toplanır ve tutuklanır. Milliyetçi gençler, Alparslan Türkeş'in ifade ediş şekliyle, kıyasıya dövülür. Nihal Atsız da aynı gün duruşmadan çıktıktan sonra polis tarafından gözaltına alınır. Üsteğmen olarak nümayişe katılıp gözaltına alınan Alpaslan Türkeş konuyla ilgili olarak:"3 Mayıs günü heyecanla sokağa fırlayan gençler kıyasıya dövüldüler " demiştir.


3 Mayıs'ın ilk yıldönümü 1945 senesinde o sıralarda Tophane'deki Askerî Cezaevinde tutuklu bulunan bir grup Türkçü tarafından örtüsüz bir masa etrafında yapılan bir toplantı ile anılmış, daha sonraki yıllarda ise çeşitli törenlerle kutlanmış ve Türk milliyetçilerinin bir geleneği Türkçülük Günü oluşmuştur.